Adamotu: İnsana Benzeyen Sayısız Efsaneye Konu Olmuş Gizemli Bitki

Adamotu, Gerek görünüşü gerekse konu olduğu hikayeler sebebiyle belkide dünyanın en efsanevi bitkilerinden birisi. Abdüsselamotu, Ademotu, İnsanotu ve Mandragora gibi isimlerle anılan Adamotu, şifadan ölüme kadar etkileri bulunan oldukça sıra dışı bir bitki.

Adamotu, patlıcangiller (Solanaceae) familyasına ait olan sarı ya da mavi-mor renkli çiçekler açan bitkilerin ortak adı. Gizemli bir bitki olarak her kültürde yer almasını ise insan vücuduna benzeyen kökleri sayesinde almıştır. Pek çok kültür Büyücülük, cadılık, iksir ya da büyü malzemesi olarak farklı şekillerde bu bitkinini büyüsüne kapılmış ve hakkında sayısız efsanenin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

*Adamotu bitkisi, cinsel isteği arttırıcı, ağrı kesici, dinçliği arttırması, uyuşturucu etkilere sahip olması ve zehirli olduğundan dolayı doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır.

#1 Akdeniz ülkelerinde, yurdumuzda bilhassa Antalya çevresinde yetişen bitki ülkemizde Adamotu olarak bilinir.

Ayrıca Himalayalara özgü olan bitki Halk arasında insan otu, adem otu ve Abdüsselam otu olarak da bilinir ve Latince ismi mandragora officinarumdur.

#2 Adamotu bitkisi Arapça’da yebruh adıyla anılır ve bu isim “ruh candır” anlamına gelmektedir.

Ve ateş böceklerini çekmesi sebebiyle titreyen ateş gibi görünmesinden dolayı "şeytan mumu" adıyla da anılır.

#3 Adamotu bitkisi toprağın üstünde sarı ya da mavimsi renkli çiçekleri ile büyürken toprağın altında ona ismini veren insan vücuduna benzeyen kökleri bulunur.

#4 Köklerinin insana bu kadar benzemesinin sebep olduğu bazı efsaneleri twitter kullanıcısı böyle değinmiş:

#8 Bu bitkiyi koparan insanların zehirlendiği ve öldüğü söylentiler arasında oldukça sık geçer.

Zehirlenme söylentilerinin bilimsel bir açıklaması var aslında: Bitki topraktan çıkartıldığında kesilirse bir koku yayıyor ve çıkan gazdaki asitler kişiyi zehirleyebiliyor.

1. yüzyılda Kudüs’te yaşamış tarihçi Flavius Josephus’a göre ise, açığa çıkan köke uzun bir ip bağlanıp ipin ucu halka yapıldıktan sonra bir hafta aç bırakılmış siyah bir köpeğin boynuna geçirilirmiş. Sonra köpeğe bir et parçasını koklatıp uzağa fırlatılırmış. Eti kapmak için fırlayan köpek, kökün topraktan sökülmesini sağlarmış. Bu tuhaf hikayeye göre, o an bitki, kulakları sağır eden acı bir çığlık atarmış ve köpeğin de acı içinde inleyerek ölümüne neden olurmuş. Kök sökücüye de bitkinin acı çığlığından etkilenmemesi için kulaklarını mumla sıkıca kapamasını öneriyor.

Türklerde de adamotunun topraktan koparıldığında açı içinde çığlık attığına; kendisini topraktan ayıran kişiye ölüm getirdiğine inanıyormuş. Muhsine Helimoğlu Yavuz’un Diyarbakır Efsaneleri’nde, bu bitkinin kökünü kesince tıpkı insan kanına benzer kan aktığına inanıldığı yazmaktadır. Kökü çıkarmak için en iyi zaman da beklendiği gibi dolunay gecesidir. O dolunay gecesinde zehirli gazlar çıkarma riski olduğu için adamotuna, rüzgar yönünden yaklaşmak gerekiyordu.

#9 Harry Potter filmlerinde adamotu detayı:

Harry Potter film serisinin bir sahnesinde, öğrencilere adamotunu nasıl söküp, daha büyük bir saksıda tekrar köklendirecekleri öğretiliyor. Hatta Adamotunun keskin çığlığını duymamaları için kulaklıkları da vardır.

#10 Adamotu çığlık rivayetleri ülkemizin Ege ve Akdeniz bölgelerinde hala söylenegeliyor.

Kökleri topraktan çıkaranın sağır olduğu ve cin çarpması ile öldüğü inancı Anadolu'da yaygın olduğundan, bu iş için hala köpek kullanıldığı; bu esnada, bitkinin çığlığı sağırlık yapmasın diye davul ve teneke çalındığı söyleniyor.

#11 Shakespeare, Romeo ve Jüliet’in final sahnesinde, “Ya duyarsam topraktan sökülen adamotlarının çığlıklarını, Çıldırmış bu çığlıkları duyan ölümlüler…” dizeleriyle rivayeti dillendirir.

#12 Korku dolu rivayetlerin yanı sıra, bahçesinde adamotu yetiştiren kişilerin evinin bereketli, zenginlik dolu bir hayat süreceğine de inanılıyor.

 Adamotuna verdiği her şey iki katı olarak sahibine geri dönermiş...

#13 Büyü ve iksir yapımındaki rivayetlerinin yanında Adamotu şifa içinde oldukça yoğun kullanılmıştır. ancak zehirli bir bitki olduğunu unutmamak gerekir.

Adamotu kararında ve bilinçli tüketildiğinde yorgunluğu önlediği, spazm sökücü ve ağrı kesici özelliklerinin bulunduğu ayrıca bal mumuyla karıştırılıp merhem haline getirildiğinde egzamaya iyi geldiği söylenmektedir. Kökleri sütle kaynatılıp içildiğinde yavaş iyileşen yaraların tedavisinde, astımda, saman nezlesinde ve şizofren gibi daha birçok hastalığa fayda sağlayabildiğinden ama belli bir dozun üzerinde alındığında vücutta uyuşma etkisi yaratan bir bitki. Bu sersemlik hali deliliğe yol açabiliyor; yüksek dozda ise ölüme bile sebep olabiliyor. 

Hazreti İsa çarmıhtayken dudaklarını ıslatmakta kullanılan sünger de büyük ihtimalle adamotu ve mirra (mürrüsafi) ekstresi taşıyordu. Ünlü Anadolu Hekimi Dioscorides, adamotu kök kabuğundan hazırlanan şarabın anestezik olarak, ameliyat olacak ve dağlanacak hastalara verildiğini 1. yüzyılda söylüyordu. Dioscorides, adamotu kökünün kabuğundan yapılan iksirin, ameliyat olacaklara ve dağlanacaklara verilmesiyle bunların derin bir uykuya dalacaklarını ve böylelikle sancı çekmeyeceklerini söyleyen ilk hekimdir.

UYARI: Bu bitkinin zehirli etkisinden dolayı dikkatli ve bilinçli kullanılması gerektiğini unutmayın.