Asla Unutmayacağınız ve Uykularınızı Kaçıracak 20 Gerçek

Hepimizin bol bol uykudan önce düşünecek malzemesi vardır ancak bizde çok eksikmiş gibi bir eyler ekleyelim dedik. uykuya dalış esnasında, beyniniz normal bir günde hiç düşünmediğiniz farklı şeyleri merak etmeye başlar, bir bulutun ağırlığı ne kadardır?  insan uyurken koku alıyor mu? gibi gibi..  İşte uykularınızı kaçıracak uykudan önce uzun süre düşüneceğiniz bu ve bundan daha beter 20 ilginç gerçek ve cevapları.

İşte uyumadan önce düşünebileceğiniz 20 ilginç gerçek.

 

  • Sadece elinizi kullanarak bir açının derecelerini bilebilirsiniz. Parmaklarınızı olabildiğince geniş bir şekilde açın ve avucunuzu ölçmek istediğiniz açının yüzeyine koyun. Küçük parmak alt tarafa uzanmalı ve 0 ° ‘yi temsil etmelidir. Başparmak ile küçük parmak arasındaki açı 90 °, küçük parmak ile diğer parmaklar arasındaki açı sırasıyla 30 °, 45 ° ve 60 ° olacaktır.
  • Hayatında, yaklaşık 16 katille karşılaşıyorsun ve bunu  bilmiyorsun bile.
  • Bir iskambil destesini her karıştırdığınızda, tarih yazmış olabilirsiniz. rastgele karıştırma yoluyla elde edilen herhangi bir konfigürasyonun, tarihte daha önce hiç görülmemiş olması muhtemeldir!

 

  • Her ayın gün sayısını, eklemlerinizi kullanarak öğrenebilirsiniz. Bir yumruk yapın ve ayları eklemler ile saymaya başlayın. Her parmak eklemi ve boşluğu ayrı bir aydır. Bir taraftan resimdeki gibi saymaya başlayın, sonra sonuna ulaştıktan sonra, işaret parmağının eklemiyle tekrar başlayın. Eğer ay eklem yerinde ise, 31 gün vardır, eğer boşlukta ise, ay 30 gün veya daha az gün içeriyor.
  • Bir adet 43 cm’lik pizza iki adet 30 cm’lik pizzadan daha büyüktür.
  • İnsan tükürüğü, morfinden altı kat daha etkili opiorphin adı verilen doğal bir ağrı kesici içerir . Ek olarak, opiorfin hem anti-panik hem de anti-depresif bir etkiye sahip olabilir.

 

  • Beynimizin hayal edemeyeceği “yasak” renkler vardır.  Kırmızımsı yeşil hayal etmeyi deneyin – iki pigmenti bir araya getirdiğinizde aldığınız mat kahverengi değil, aksine kırmızı ve biraz yeşil gibi bir renk. Ya da yerine, sarımsı maviyi resim yapmaya çalışın – yeşil değil, hem sarı hem de maviye benzer bir ton. Sonuç yok değil mi? Çünkü bu renkler olsa da, muhtemelen onları hiç görmediniz. Kırmızı-yeşil ve sarı-mavi, “yasak renkler” olarak adlandırılır. Işık frekansları insan gözünde birbirlerini otomatik olarak iptal eden tonların çiftlerinden oluşuyor, eş zamanlı olarak görmeleri imkansızdır.

  • Akciğerlerimizde bulunan her oksijen atomu, kaslarımızdaki karbon, kemiklerimizde kalsiyum, kanımızdaki demir – Dünya doğmadan önce bir yıldızın içinde yaratıldı ve büyük patalam ile tüm evrene saçıldı. Bu, hepimizin kısmen yıldız tozundan yapılmış olduğu anlamına gelir.
  • 60 yaşına geldiğinde, tat alma duyularımızın yarısını kaybedecek ve tatlı, tuzlu, ekşi ve acı ürünler arasındaki farkı anlatma yeteneğini kaybedeceğiz.
  • Uyurken, herhangi bir koku hissedemezsiniz.
  • Hamilelik sırasında bir kadın iç organlarına zarar verirse, bebek iyileşme sürecini hızlandırmak için kök hücrelerini hasarlı noktaya gönderir.
  • Her gün, yüreğimiz,  30 km’lik bir kamyon gezisi için yeterli enerji üretir ve beyin, 10 watt’lık bir ampulü yakacak kadar enerji üretir.

 

  • Çoğu insan sokak ışıklarının aslında göründüğünden çok daha büyük olduğunu ve yoldaki çizgilerin göründüğünden daha kalın olduğunu bilmiyorlar. Boyut algısı denilen bu fenomen için bir açıklama var.

  • Her yıl, yeni bir insan oluyorsunuz çünkü Vücuttaki atomların yüzde 98‘i her yıl yenilenir.
  • Oksijen insanların yaşaması için gereklidir, ancak aynı zamanda yaşlanmaya neden olan hücreleri de oksitler.
  • Size en yakın olan solunuzda oturan kişidir, sağdaki en uzak olanıdır.
  • Yaşınız sadece güneş etrafında yaptığınız dönüşlerin sayısıdır.

 

  •  Ortalama kümülüs bulutundaki su damlacıkları ve buz kristalleri yaklaşık 550 ton (100 fil) ağırlığındadır. Bu arada yükselen bir fırtına bulutu 200,000 fil ağırlığındadır. Bilim insanları, büyüklüğünü ve içerisindeki yaklaşık su miktarını bilerek bir bulutu “tartabilir”.

  • 1991’de, Sosyolog Scott Feld, Bir kişinin sahip olduğu ortalama arkadaş sayısını sayıp, o kişinin arkadaşlarının arkadaşlarıyla karşılaştırdı. İkinci sayı her zaman birinciden daha büyüktü, bu da arkadaşlarınızın sizden daha fazla arkadaşı olması anlamına geliyor. Bu arkadaşlık paradoksunun nereden geldiğini açıklıyor.
  • 1990’larda dünyaya gelen insanlar iki yüzyıl, iki milenyum’u yaşadılar – ve henüz 30 yaşında bile değiller.