En İyi Netflix Dizileri – 70 Dizilik Güncel Netflix Dizi Öneri Listesi

Netflix üzerinde şimdiye kadar yayınlanmış en iyi dizilerden oluşan güncel Netflix dizi öneri listesi.

Netflix platformunda şu anda izlemediğiniz dizilerden oluşan müthiş bir hazine var! Çok iyi bir dizi bitirdiyseniz ve o boşluğu doldurmak için yenisine ihtiyaç duyarsanız Netflix gidilecek en doğru yerdir. Ve onun için tam bir öneri rehberi olan En iyi Netflix dizileri 2018 Listemizde en iyi yabancı dizi önerileri listelerimizden birisi.

Aşağıda gerçekten en iyi yabancı dizilerden oluşan ister bir saatinizi isterseniz günlerinizi geçirebileceğiniz bir tavsiye listesi var! Hepsini izleyip önerdim ve bazılarının pek fazla bilinmeyen yada hak ettiği değeri görmeyen dizilerden oluştuğunu göreceksiniz ancak izlerseniz kesinlikle pişman olmayacaksınız. Birçok netflix dizi önerisi listesinde olduğu gibi Narcos, La Casa De Papel vs. dizilerine bu liste yerine daha önce yazdığım en iyi yabancı diziler 2018 listesine buradan göz atabilirsiniz.

En iyi netflix drama dizileri:

Öneri listesini farklı kategorilere ayırarak oluşturdum, ilgilenmediğiniz kategorilere göz atmak istemezseniz en iyi drama, komedi, bilimkurgu dizileri öneri listesi başlıkları arasında seçim yapın. Önerileriniz olursa yorumlarda bize bildirmekten çekinmeyin. iyi seyirler.

Mindhunter (2017– )

FBI eski özel ajanı John E. Douglas’ın anılarını anlattığı “Mind Hunter: Inside FBI’s Elite Serial Crime Unit” isimli kitabından uyarlanmıştır. 1979 yılında geçecek dizide, seri katillerin işlediği ve soruşturmaları devam eden davaları çözmeye çalışan FBI Davranış Bilimleri Birimi özel ajanları Holden Ford (Jonathan Groff) ve Bill Tench’in (Holt McCallany) maceraları konu edilecektir. Yönetmen David Fincher’dan, Mindhunter , grotesk şiddetinden ziyade, suç psikolojisinin doğasına odaklanan, şık ve ürkütücü bir yapımdır .

Alias Grace (2017) –

Margaret Atwood’un (gerçek bir hikayeye dayanan) bir romanına dayanan Alias Grace”, fakir bir genç kadın olan, İrlanda’dan Kanada’ya göç eden Grace Marks (Sarah Gadon) ve onun tek dayanağı James McDermott’un gerçek hikayesinden esinlenmiştir..  Grace’in öyküsü onu İrlanda’dan Kanada’ya götürür, öldürdüğü iddia edilen zengin bir kişi için bir hizmetçi olarak çalışmaya başlar ve 1843 yılında işvereni Thomas Kinnear ile kahyası Nancy Montgomery’in (Anna Paquin) vahşice işlenmiş cinayetinden suçlanarak mahkum edilmiştir. Grace ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış, James ise idam edilmiştir. 1840’lı yıllarda Grace bu çifte cinayetten dolayı Kanada’nın en gizemli ve şöhretli kötü kadınlarından biri haline gelmiştir. Dönemi çok iyi yansıtan etkileyici bir dizi.

Ozark (2017 – )

Geçtiğimiz hafta 2. sezonu yayınlanan Ozark, Chicago merkezli bir mali müşavir, uyuşturucu karteliyle ilişkilerinin kötüye gitmesi durumunda ailesiyle birlikte Missouri Ozark’a kaçmasının ardından gelişen olayları anlatıyor. 2. sezonunuda izledikten sonra şunu söyleyebilirim, Yeni bölümleriyle heyecan daha da yükselerek devam ediyor.

The OA (2016– )

Yedi yıl önce kaybolmuş olan görme engelli Prairie, yirmili yaşlarında eve geri dönüyor. Birçoğu onun bir mucize olduğuna inanırken, diğerleri ise tehlikeli olabileceğinden endişe ediyor. yine 2. sezonunu sabırsızlıkla beklediğimiz Netflix orjinal yapımlarından birisi.

Peaky Blinders (2013– )

I. Dünya Savaşı’nın ardından, Peaky Blinders bir İngiliz suç ailesi olan Shelby ailesi hakkında bir suç draması. Tommy Shelby (Cillian Murphy) savaştan döndükten sonra, ailenin Birminghamdaki kontrolünü genişletmeye çalışarak, çetesini suç dünyasında güçlenmesini istiyor. Dizi, Tommy ve ailesi dünyayı dolaşırken diğer suç aileleriyle ve İngiliz hükümetiyle kafa kafaya mücadelesini anlatıyor. Peaky Blinders muhteşem bir şekilde çekilmiş ve o dönemi hiç sırıtmadan gösteriyor.

The returned (2015)

The Returned , küçük bir dağ kasabasında, ölüleriyle! birlikte oldukça garip olayların yaşandığı bir Fransız doğaüstü gerilimidir – evet ölen insanlar bir şekilde hayata geri dönüyorlar. Ancak, bu tipik zombi geri dönüşü gibi değil, daha doğrusu, ölüler hiçbir şey olmamış gibi hayata geri döner. Yaşlanmamışlardır ve ölü olduklarının farkındadırlar. Hayatlarına yeniden başlamaya kararlı olan bu hayalet/insanlar ölümden dönen tek varlıklar olmadığını fark ederler.  Yeniden dirilen insanlar sıradan yaşamlarına dönmeye çalışırken, etraflarındakiler parçaları toplamaya ve neler olup bittiğini öğrenmeye çalışırlar.

Mad Men (2007–2015)

1960’larda New York’ta geçen Mad Men , Madison Avenue’daki şehrin en prestijli reklam ajanslarından birini takip ediyor. Ajans iyi iş yapıyor, ancak sanayi büyüdükçe rekabet de katılaşmaya başlıyor. Ajans, reklam endüstrisi de dahil olmak üzere her şeyin radikal bir sarsıntı geçirdiği bir dönemde hayatta kalmaya çalışır. İki başrol oyuncusu, Peggy Olson ( Elisabeth Moss ) ve Don Draper ( Jon Hamm ). oyunculukları ile İlk bölümünden son sezonun sonuna kadar, Mad Men muazzam bir sanat eseri.

Breaking Bad (2008–2013)

Meşhur dizi hepinizin malumu ancak listeye eklememek ona büyük saygısızlık olur ki, hala izlemeyen kaldıysa buradan vesile olmuş olalım. 50 yaşındaki kimya öğretmeni yapan Walter White evini geçindirebilmek için bir oto yıkamacıda ek iş yapmaktadır. Mütevazi bir yaşam süren White’ın ucuz bir evi, ucuz bir arabası sıradan bir hayatı vardır. Bir gün ileri derecede akciğer kanseri olduğunu öğrenir ve  öldükten sonra karısının ve engelli oğlunun düzgün bir hayat yaşayabilmesi için bir çözüm yolu aramaya başlar. Tek kullanabileceği zekası ve kimya bilgisidir. Sokak aralarında uyuşturucu satan eski öğrencisi Jesse Pinkman’dan yardım ister. Walter White, kısa süre içinde inanılmaz bir değişim gösterecek ve olaylar hiç de planladığı gibi gitmeyecektir. Breaking Bad , ahlaki sonuçları ve aile meseleleriyle dolup taşıyor, ve tabir caizse dizi white’ın çöldeki minibüs kamyonunda ürettiği kristal met kadar bağımlılık yapıyor.

Better Call Saul (2015 – )

Başrolde breaking bad dizisinin efsane avukatı olan Bob Odenkirk, Better Call Saul , Saul Goodman’ın breaking bad dizisinde karşılaştığımız kariyerinin başlangıç öyküsüne bir göz atmak için bizi New Mexico çölünde geri getiriyor. Dizi Soul Goodman’ın kirli bir avukata dönüşmeden önce Jimmy McGill olarak yaşantısını anlatıyor. Tabi ki de ısrarla tavsiye ediyorum.

The West Wing (1999 – 2006)

Muhtemelen tüm zamanların en iyi siyasi draması olan The West Wing, kurgusal Başkan Jed Bartlett’i (Martin Sheen) ve ekibini, başkan olarak çeşitli kişisel ve politik savaşlarla mücadele ederken izlemektedir. Eleştirmenler ve Beyaz Saray’a yakın olan insanlar diziyi doğruluğu ve Aaron Sorkin’in usturalı diyaloğu için övgüyle söz edilmişti. Netflix yedi sezonunu izlemenize imkan sunuyor.

Halt and Catch Fire (2014–2017)

AMC’nin Halt ve Catch Fire adlı eseri, platformun meşhur yapımı Mad Men’le aynı damarda bir başka dönem parçası , 1980’lerin teknoloji patlaması sırasında Teksas’ta gerçekleşiyor. Dizi, eski IBM satış sorumlusu Joe MacMillan, Cardiff Electric mühendisi Gordon Clark’ın etrafında dolaşıyor ve Cameron Howe’nin kişisel bilgisayar devriminin çalkantılı ortamında dolaşırken programlama yapıyor. Üstün senaryo, parlak oyunculuk ve onun eşsiz iç yapısıyla insanlık tarihinin en etkili dönemlerinden birine bakarak, Halt ve Catch Fire , muazzam değere sahip bir dizi.

The Fall (2013– )

Kuzey İrlanda’nın Belfast şehrinde bir dizi cinayeti takiben, Dedektif Gözlemci Stella Gibson (Gillian Anderson) soruşturmayı denetlemek için gelir. Katil Paul Spector (Jamie Dornan), genç kadınları avlarken kişisel ve profesyonel hayatlarını sürdürmeye çalışan bir aile ve terapisttir. Birçok polis prosedüründen farklı olarak The Fall, kötülüğünü çok erken tanıyor. Böylece, izleyici için gerilim, katilin kimliğini tahmin etmeye çalışmaktan değil, dedektifi ve katili arasında kimin kimin eline geçeceğini asla bilmemesinden kaynaklanmaktadır. The Fall Psikolojik bir prosedürdür, ana karakterlerin ipuçlarını avlamaktan ziyade yaşamları ve motivasyonlarına odaklanır. biraz zaman ayırmaya değer.

Rectify (2013–2016)

Hayatınızın 19 yıl boyunca haksız yere hapsedildikten sonra hayata yeniden uyum sağlamayı nasıl ele alırsınız? Sundance TV’nin Rectify’ı , Daniel Holden’ın hayatını takip eden bu ikilemi ele alıyor. 18 yaşındaki Daniel Holden, 16 yaşındaki kız arkadaşına tecavüz edip, genç kızı hunharca öldürmekten yargılanarak hapse mahkûm olur. Görgü tanıklarının verdiği ifadeler ve çok geçmeden gelen itiraf sonunda ölüm hücresine konan Daniel, öleceği günü beklemeye başlamıştır. Tam 20 sene sonra ortaya çıkan bir DNA delili, Daniel’ın serbest kalmasını sağlar. Daniel’ın önünde yepyeni özgür bir hayat vardır.  Şimdi 30’ların sonlarında Holden ailesi ve arkadaşları ile ilişkileri yeniden canlandırmaya çalışmaktadır, tabi adı çok uzun zamandır suçlanan biri için kolayca elde edilemeyecek olan bir şey.

Inside Look: The People v. O.J. Simpson, American Crime Story (2016–2017)

Amerikan tarihinin en meşhur olaylarından biri, eski karısı Nicole Brown Simpson’ın öldürülmesinde baş şüpheli olan eski futbol yıldızı OJ Simpson’ın ( Küba Gooding Jr. ) duruşmasını izleyen bu mini dizi tarihteki bu gizemli vakaya ışık tutarken bölümlerin su gibi geçmesini sağlamış yüzde yüz tavsiye.

Penny Dreadful (2014–2016)

Crossovers yeni bir kavram değil – süper kahramanlar on yıllardır bunu yapıyorlar – ancak Penny Dreadful’un Gotik ortamı, özellikle televizyon ekranlarında öne çıkmasına yardımcı oluyor. Edebiyat’ın ünlü ve korkunç karakterlerinden bazıları – Dr. Frankenstein ve Frankenstein Canavarı, Dorian Gray ve Dracula’nın romanındaki ikonik karakterler de dahil olmak üzere- Viktorya Londra’sında yer alacaklar. Dizi bu klasik korku hikayelerini bir araya getirecek ve karakterlerin canavar yönlerini kavramalarını anlatacak. Dizinin eşsiz atmosferi ve ustalığı, televizyondaki diğer her şeyden ayrı.

Easy (2016– )

Joe Swanberg’in sekiz bölümlü antolojisi, Easy , Yarım saatten oluşan sekiz bölüm şeklinde yayınlanan Easy, Chicago’da yaşayan bir grup insanın aşk, seks, teknoloji ve kültür kavramlarını aramasına odaklanan bir yapım olarak dikkat çekiyor. Hikayeler, yerine, karakterler arasındaki etkileşimlere odaklanması ayrıca güzel. Bir antoloji dizisinden beklendiği gibi, Easy’nin her bölümü harika değil, fakat en iyisi, etrafındaki sevgi ve cinsellik hakkındaki en samimi, dürüst yapımlardan biridir.

The Crown (2016– )

İngiltere’nin şu anki ve en uzun süredir hüküm süren kraliçesi ve en mütevazı olanlarından biri. II. Elizabeth, II. Dünya Savaşı sonrasında, monarşinin gücünü çoğunun Meclis ve Başbakana devrettiği bir zamanda. Hükümet gücünün eksik olmasına rağmen, Kraliçe dünyadaki en önemli devlet başkanlarından biri olmaya devam ediyor ve yurttaşlık görevleri çok fazla. Netflix’in The Crown’u Elizabeth’in (Claire Foy) hayatını 1947’de Prens Philip’e (Matt Smith) evliliğinden günümüze kadar izliyor.

En iyi Netflix komedi dizileri öneri listesi:

Dizi öneri listelerinde pek karşılaşmadığınız yada adını hep duyup izlemediğiniz komedi dizilerinden oluşan ve netflix platformunda bulunan en iyi komedi dizileri öneri listesi.

Portlandia (2011–2018)

Bugüne kadar keşfedilmemiş olması çok büyük kayıp olan ve çoğu dizi izleyicisinin haberinin bile olmadığı Portlandia, Portland, Oregon’da yaşanan hayatı canlandıran bir eskiz komedi dizisi. Komedyenler, SNL oyuncuları, müzisyenler, sporcular’dan oluşan bol sürprizli oyuncu kadrosu ile bölümleri birbirinden bağımsız bir kaç skeçten oluşuyor.  Hatta çoğu karakter yerel halktan gerçek kişiler üzerine kurulmuştur. Neyse çok uzatmayayım izleyin izlettirin.

Aggretsuko (2018– )

Office Space’i sevdiyseniz, ancak karakterlerin karikatür hayvanlar olsaydı daha iyi olacağını düşündüyseniz, böyle bir şeyin var olduğunu öğrenmekten memnun olabilirsiniz. Aggretsuko , maskot şirketi Sanrio (Hello Kitty yaratıcıları) bir Japon çizgi film, Dizide, 20 yaşlarında bir kırmızı pandayı izliyoruz. Kariyeri hiçbir yere gitmiyor, sabahları kalkmak için enerjiyi zar zor bulabiliyor ve patronu bir domuz (tam anlamıyla ve mecazi olarak) – ve bunlar sadece ilk bölümde karşılaştıkları problemler! Sevimli karakter tasarımlarına ve kısa bölümlerine rağmen, Aggretsuko şaşırtıcı bir şekilde olgunlaşmış bir seridir ve birkaç bölüm deneyerek mutlaka şans verin.

The End of the F***ing World (2017– )

Öldürdeceği kızla seyahat eden bir genç psikopatın hikayesi komik, hatta dokunaklı olabilir. . Dizide James (Alex Lawler), kendini tanımlayan psikopat ve bir sebep olmadan modern bir asi olan Alyssa (Jessica Barden) izleyeceğiz. James, Onunla birlikte kaçması için onu ikna ediyor ve ikisi de İngiltere’nin bir yolculuğuna çıkarken, James’in onu öldürmesi için garip kurnazlıklara giriyor. Karanlık, komik ve garip dokunaklı, F *** ing World’ Netflix’teki en eşsiz şovlardan biridir.

American Vandal (2017– )

Eğer bu dizi hakkında pek bir şey duymadıysanız Amerikan Vandal, 30 dakikalık bölümleriyle ekrana geliyor ve bir sabah fakültedeki 27 arabanın erkek cinsel organıyla süslenmesiyle sonuçlanan oldukça masraflı bir lise şakasının faillerini araştırıyor. 8 bölüm boyunca çevresince dick-drawer olarak da bilindiği için bu faili meçhul saldırının tüm sorumluluğu yüklenen üst sınıf öğrencisi Dylan Macwell’in bu olayda payı olup olmadığını araştıran alt sınıflardan hevesli bir öğrencinin giriştiği belgesel aracılığıyla suçlu olup olmadığı açığa çıkacak. Amerikan Vandal gerçekten mükemmel bir parodi.

Crashing (2016– )

Sitcomlar genellikle bir grup insanı bir eve tıkar ve bu olayın anahtarıdır! Crashing ise, İngiltere’de konut ihtiyacı olan bir grup genç arkadaşı izliyor. Onların çözümü? Genç ve yalnız bireyler için ev kiraları karşılanamaz hale gelince yeni bir uygulama başlatılır. Boş gayrimenkuller daha cüzi bir ücretle kişilerin o mülkleri korumaları karşılığında kiralanır. Bir grup mülk koruyucusu bu şekilde kullanılmayan bir hastaneyi kiralalar ve birlikte yaşamaya başlarlar. Sakinleri arasında Lulu (Phoebe Waller-Bridge), ilginç bir gezgin, çocukluk arkadaşı Anthony (Damien Molony) ve Kate (Louise Ford), bir gerginlik uzmanı ve Anthony’nin nişanlısı var.  Sezon 1 kısa (altı bölüm, her biri yarım saattir),ve seyretmek için mükemmel. Umarım bir 2. sezon olacak!

Master of None (2015– )

Komedyen Aziz Ansari tarafından yaratılan ve baş rolünde oynayan Netflix’in Master of NoneNew York City’de yaşamak için yetişkinlik döneminin kıvrımlarına ve dönüşlerine yönelen 30 yaşındaki bir aktör olan Dev’in günlük hayatıyla ilgilidir. Bildirildiğine göre, Ansari’nin kendi yaşamına bir şekilde dayanan bu gösteri, Aktörünün gerçek hayattaki anne ve babasını Dev’in ebeveynleri olarak gösteriyor. Ansari’nin önceki çalışmalarını izlememiş olsanız bile (kesinlikle çok komiktir) Master of None, esprili diyalogları, çok boyutlu karakter kadrosu ve ilişkisel hikâyeleriyle tatmin edici. Görünüşe göre Netflix bir kez daha 12’den vurdu.

She’s Gotta Have It (2017– )

Yönetmen Spike Lee, bu kez Netflix için 10 bölümlük bir dizi olan Gotta Have It’i yeniden tasarladı. Yaşamak ya da aşık olmakla ilgilenmeyen Nola Darling’i (DeWanda Wise) izleyen bir sanatçı. NBrooklyn’de yaşayan “Nola Darling” adlı siyahi bir kadının, iş ve arkadaş ortamı ile birlikte farklı karakterlere sahip üç adamla ilişkisini anlatır. Kibar ve iyi niyetli Jamie Overstreet (Tommy Redmond Hicks), Greer Childs (John Canada Terrell) isimli takıntıları olan bir model ve henüz yeteri derecede olgunlaşmamış, motor ağızlı Mars Blackmon (Spike Lee). Nola’ya aşık olan bu üç adam onu cezbetmek için herşeyi yapsa da özgürlüğüne düşkün olan Nola hepsini reddeder.  Dizi, kahramanımzın bohem hayatının renkleri ve hareketini güzelleştirerek muhteşem bir şekilde çekilmiş.

The Good Place (2016– )

Bürokratik karmaşalar bir kabus olabilir – sadece pasaport için başvurması gereken herkese sorun – ancak arada sırada sizin lehinize çalışabilirler. Eleanor Shellstrop ( Kristen Bell ), ölümünden sonra, Michael ( Ted Danson ) adında bir kozmik mimar tarafından inşa edilen sakin bir yaşam alanı olan Good Place’de sona erdiğinde, bir evrakın snafu’sunun iyi tarafında kendini bulur . Gerçekte, Eleanor sadece kendi kendine bakan bir aşındırıcıydı. Şimdi, Bad Place’e keşfedilmekten ve gönderilmekten kaçınmak için, iyi bir insan gibi davranmayı öğrenmek zorundadır. The Good Place , benzersiz ortamı ve şaşırtıcı arsaları, en çok sitcom’ların üzerinde bir çentik oluşturan, sıradan bir komedi.

Gilmore Girls (2000–2007)

Bu komedi dizisini mutlaka bir yerlerde duydunuz ve izlemediyseniz vakit kaybetmeyin derim! Gilmore girls, 32 yaşındaki Lorelai (Lauren Graham) ve 16 yaşındaki kızı Rory (Alexis Bledel), Stars Hollow adlı hayali bir kasabada yaşıyorlar. Lorelai, Rory’ye hamile kalıp da kızını yalnız büyütme kararı aldığında, kızının bugünkü yaşındaydı; yani sadece 16. Bu karar, aristokrat ailesinde deprem etkisi yaratmıştı. Lorelai, yıllarca tek başına ayakta kalmayı başardı. Kızı Rory’nin ünlü Chilton okuluna kabul edilmesiyle, belki de ilk kez çaresiz kaldı ve yüklü okul parasını temin etmek için ailesinin kapısını çalar…Lorelai ve kızının aralarında çok güçlü bir ilişki var. Onlar çok iyi iki arkadaş ve birbirlerine çok benziyorlar.Stars Hallow’un sakinleri’ için söylenebilecek tek söz, hepsinin ?seçmece’ insanlar olduğu. Gilmore Girls , bir dilim pasta ile sıcak bir fincan kahve kadar rahatlatıcı. Dizinin uzun zamandır hayranları, Netflix’in kısa süre önce, orijinal dizinin kaldığı hikayeyi anlatan dört, bölümü yayınladığını da bilmesinde fayda var.

Love (2016–2018)

Yaratıcıları arasında Judd Apatow’un da bulunduğu Netflix orjinal sitcom’u bu cesur komedide, asi Mickey ve iyi huylu Gus modern ilişkilerin heyecanları ve ızdırapları arasında geziniyor.

Crazy Ex-Girlfriend (2015– )

Müzikaller televizyonda kısa sürelidir – belki de izleyiciler sadece şarkı ve dansa biraz fazla ilgi göstermiyor. Crazy Ex-Girlfriend müzikal türünü daha da çarpıcı kılıyor Lise döneminde sevgili olan çift kızımızın çılgınlıklarından dolayı sona ermişti, üzerinden yıllar geçmesine rağmen ilginç karakterini koruyan Bloom hayatta çokta başarılı olamamış mutsuz, amaçsız ve yaşam amacı kalmamış bir kadınken yıllar önce ayrıldığı erkek arkadaşı ile karşılaşır hala onu sevdiğini düşünerek ve hayatına renk katmak için yeniden onu elde etme planları içine girer,.

BoJack Horseman (2014– )

Netflix’in orijinal animasyonlu komedi, bugün TV’deki en parlak yıldızlardan bazıları tarafından (yani Will Arnett, Alison Brie, Aaron Paul) seslendiriyor. Komedyen Amy Sedaris, sesini durgun kariyerini yeniden kurmaya çalışan, yıkanmış ünlü bir atla ilgili bu gösterişli şovuna da veriyor. Her yönüyle saçma, BoJack Horseman, izlemediğinize üzüleceğiniz netflix orjinal yapımlarından birisi.

Archer (2009– )

Archer, bildiğiniz ortalama animasyon dizilerinden değil. Dizi kısaca, ISIS (International Secret Intelligence Service – Uluslararası Gizli İstihbarat Servisi) adlı istihbarat şirketinin ajan ve casuslarının günlük hayatları, aralarındaki ilişkiler ve katıldıkları tehlikeli görevleri anlatmaktadır. Dizide aksiyon dolu sahneler çok olduğu gibi, karakterlerin aralarında geçen diyaloglar ve bu anlarda tanık olduğumuz komik sahneler daha ağır basmaktadır. Argo kelimelere ve ince esprilere çok sık yer verildiği için daha çok yetişkinlere yönelik bir animasyon olduğunu söyleyebiliriz. Archer, hızlı ve etkileyici diyalogları ve Netflix’teki başka hiçbir şeye benzemeyen karakterlerle tavsiye edilir.

Disenchantment (2018– )

Animasyona dalmışken devam edelim! Simpsonlar efsanesinin yaratıcısı Matt Groenling tarafından hayata geçirilen Disenchantment, parçalanmak üzere olan Orta Çağ krallığı Dreamland’de geçiyor. Şovun kahramanı, babası Kral Zøg (John DiMaggio) ile komşu bir krallığın prensi ile evlenmek isteyen bir prenses olan Bean (Abbi Jacobson).

Bean, daha çok içmek, parti yapmak ve yaşamında kendi yolunu bulmayı tercih ediyordu ve Luci (Eric Andre) adlı bir kurnaz iblisle ve Elfo (Nat Faxon) adlı kabarcıklı bir elfle karşılaştıktan sonra Bean, Fantastik yaratıklarla dolu bu dünyada canavarlar, cinler, mitolojik yaratıklar, iblisler, troller, morslar ve yeni arkadaşlarıyla beraber macera arayışına girer.

Unbreakable Kimmy Schmidt (2015– )

Bridesmaids unvanından Ellie Kemper tarafından canlandırılan Kimmy Schmidt, senaryosunda Tina Fey’in imzası bulunan ve 30 Rock’a manevi bir halef olabilecek bir dizi. Konu olarak kısaca, Geçirdiği 15 yılın ardından bağlı olduğu tarikattan kaçan Kimmy, New York’ta kendine yeni bir hayat kurmaya çalışır.

Arrested Development (2003– )

Kült-klasik sitcom Arrested Development,  belkide size hiçbir diziden böyle keyif almamıştım dedirtebilecek kadar başarılı bir yapım. her şeyi kaybeden varlıklı bir ailenin ve o aileyi bir arada tutmaya çalışan oğulları Michael ile arasında geçen olaylardan oluşuyor. Dizinin diğer komedi dizilerine pek benzemeyen sıra dışı ve absürt diyaloglarına ek olarak hareketli kamera kullanımı diziyi daha akıcı hale getiriyor. Uzun bir aradan sonra, Netflix, eleştiriler alan dördüncü bir sezon için diziyi yeniden canlandırdı.

Parks and Recreation (2009–2015)

The Office sevdiyseniz bunuda seveceksiniz ama sevmediysenizde hemen kaçmayın. Tipik, post- ofis mockumentary tarzında yapılan bir sitcom olarak başlayan dizi gerçekten şaşırtıcı bir şeye dönüştü. Konu olarak, dizide bürokrasi, lobicilik, adam kayırma, yerel yönetimlerin önemi ve özelleştirme ile ilgili çeşitli eleştiriler ve espriler bol miktarda mevcut. Durgun başlayan dizinin sonradan hızlandığına ve aynı zamanda da güzelleştiğine şahit olacaksınız.

Mockumentary: Sahneleri belgesel çeker gibi çekme, oyuncuların kameraya bakarak konuşması veya röportaj vermesi gibi çekilen yapımlar monkumentary türünün özelliğidir.

W/ Bob and David (2015)

Bob Odenkirk ve David Cross, Bob ve David’le birlikte Netflix’e özgü eskiz komedi gösterisi için tekrar bir araya geldi . Daha önceki HBO dizileri Bob ve David’le birlikte gösterdikleri gibi, yeni dizide baştan çıkarıcı karakterleri ve yazarlarının üst düzey, çılgın, komik izleri bulunuyor. Bu yeni Netflix komedisi, Bob ve David, on altı yıl önce girdikleri zaman makinesinden çıkıyor ve Bay Show’un kadrosuyla yeniden bir araya geliyorlar.

New Girl (2011–2018)

Zooey Deschanel, bu Fox komedisinde ilginç Jess’i, Kötü bir aradan sonra, internetten tanıştığı üç bekar erkekle birlikte bir apartman dairesine taşınır ve davranışlarını çok sıra dışı bulmasına rağmen, erkekler onu destekliyor – çoğu zaman :)Bu tek kameralı sitcom, dramın unsurlarını komedi ile mükemmel bir şekilde harmanlıyor ve TV’deki en güzel şovlardan biri olmaya devam ediyor.

Jane the Virgin (2014– )

Latin pembe dizilerinden esinlenilen yapım, Jane Villanueva isimli genç bir Latin güzelinin yaşadığı olayları anlatıyor. Kısaca, Bekâretini koruma yemini uyarınca Jane erkek arkadaşı ile evlenene kadar birlikte olmayacaktır. Check up yaptırmaya gittiği doktor yanlışlıkla kendisine tüp bebek tedavisi uygulayınca hamile kalır ve hayatı alt üst olur. Jane’i canlandıran Gina Rodriguez 72. Golden Globe ödüllerinde En İyi TV Dizi Oyuncusu ödülü almıştı. Bu kısa paragraf bile dizinin ne kadar komik olabileceği hakkında küçük bir bilgi veriyor bence.

GLOW (2017– )

Glow, 1980’lerde Los Angeles’ta bir güreş organizasyonu için çalışan bir grup kadının kişisel ve profesyonel yaşamlarına komik bir bakış atıyor ve tüm bunların merkezinde, düşük bütçeli filmlerin tükenmiş yönetmeni Sam Sylvia yer almaktadır. Sam’in yeni görevi, bu 14 kadına güreşin yıldızı olma yolunda önderlik etmektir. 8.1 izleyici puanı ile sevilen bu yapım gerçekten bir kaç bölüm izletmeden bırakmıyor.

En iyi netflix bilimkurgu dizileri listesi:

Altered Carbon (2018– )

Richard K. Morgan tarafından popüler bir siberpunk romanın uyarlanması, Altered Carbon gelecekteki birkaç yüz yıl öncesine dayanıyor, bu noktada insanlığın bir kişinin bilincini bilgisayarlara indirebilecek kadar ileri bir teknolojiyi geliştirdiği noktaya değiniyor. Parası olan İnsanlar artık kendilerini  “ölümsüz” yapan “sleeves” adı verilen yeni bedenlere aktarabilirler. Bu dünyaya son 250 yılını soğuk depoda geçiren eski bir asker olan Takeshi Kovacs (Joel Kinnaman). Geri döner, Tabi Takeshi’nin Bancroft’un önceki bedenini öldüren adamı bulmasını isteyen zengin bir adam olan Laurens Bancroft’un (James Purefoy) izniyle. Takeshi, Altered Carbon, klasik noir öğelerine dayanıyor ve Netflix’in harcadığı parayı sonuna kadar hak ediyor.

The Innocents (2018– )

Netflix orjinal yapımı olan The Innocents gösterime gireli çok kısa bir süre oldu ve netflix fenomeni olma yolunda ilerliyor. Dizini konusu ise, Genç yaştaki June ve Harry, baskıcı ailelerinden kurtulmak için evden kaçarlar. Fakat masum hayallerle çıkılan bu sıra dışı yolculukta kendileriyle ilgili keşfedecekleri şeyler işleri yolundan çıkarır. Ailelerinin onlardan sakladığı sırlar ikilinin birbirine olan aşkını kırılma noktasına getirir. Onlar ise sahip oldukları sıra dışı özellikler sayesinde kendilerini sonsuza dek ayırmak isteyen güçlerin niyetini ortaya çıkarır.

Lost in Space (2018– )

Geçtiğimiz aylarda gösterime giren bilimkurgu türündeki netflix original yapımı Lost in space: Yabancı bir gezegende inişten sonra, Robinson ailesi hayatta kalmak ve kaçmak için her şeye karşı savaşır, ancak gizli tehlikelerle kuşatılırlar.

Dark (2017– )

Her ne kadar Stranger Things’e (küçük şehir ortamına ve genç kahramanlara) bağlı olarak bir çok kıyaslama yapsa da , Alman Netflix orijinal dizisi Dark , herkesin sırlarının olduğu bir kasabada garip, yüksek merak ve sürükleyicilik barındıran bir hikaye. Dark, nükleer bir reaktörün yakınlarında küçük, ormanlık bir kasaba olan Winden’de başlıyor. Genç Jonas ( Louis Hoffman ) babasının intiharının ardından terapi görmesinin ardından okula döner ve şehri yeni bir trajedinin içinde bulur.

Bir öğrenci olan Erik Obendorf’un ortadan kaybolmuştur ve Erik, Winden’in tarihinde kaybolan ilk çocuk da değildir. Dark, Jonas ve arkadaşlarının farklı zaman dilimlerine yayıldığı gizemler ve karmaşık karakterler ile yoğun bir ürkütücü dram.

Black Mirror (2011– )

Black Mirror’ın her bölümü, sinir bozucu ve insanı ürperten modern ve yakın geleceğin teknolojisi hakkında tek bir hikaye anlatıyor. Dizi, bazı hikayeler ile seyrettikten sonra meraklı bakışlar içinde boş bir ekrana bakmanızı sağlıyor. Black Mirror keskin senaryosu ile günümüzde hızlı bir şekilde yaşadığımız teknolojik gelişmelerin bize kolaylıklar sağladığı kadar büyük tehlikelerde getirebileceği konusunda sert bir eleştiri yapıyor. Hala izlemeyen kaldı mı bilemiyorum ancak Netflix dizi tavsiye listelerinden kolay kolay çıkartılacak bir dizi değil.

The 100 (2014– )

Netflix platformunda yayınlanan bir başka yapım 100: Bir nükleer savaşın insan uygarlığını yok ettikten doksan yedi yıl sonra, insanlığın hayatta kalanları, gezegeni muhtemelen yeniden insanlığa kavuşturması ümidiyle Dünya’ya yüz çocuk suçluyu geri göndermesi sonrası yaşana olayları anlatıyor.

The Rain (2018– )

Netflix’te bu yıl yayınlanan iddialı bilimkurgu dizilerinden bir diğeri The Rain. Danimarkada geçen dizi yağmurla gelen ve İskandinavya nüfusunun çoğunu yok eden ölümcül virüsten kurtulmayı başaran iki kardeşin etrafında yön buluyor. Kendilerine yeni bir dünya kurmak isteyen kardeşler güvenli bir yer bulmak için saklandıkları yerden çıkarak bir keşfe çıkarlar. Büyük yıkımdan kurtulmayı başaran diğer gençlerle bir araya gelen kardeşler, yeni hayatlarında istedikleri kişi olmakta özgür olmasına rağmen hayatta kalmak için savaş verirken, yaşadıkları birçok şeyin yeni hayatlarında da var olduğunu keşfederler.

Arrow ( 2012– )

Yine popüler çizgi roman uyarlamalarından bir başka televizyon dizisi olan Arrow DC Comics karakteri Green Arrow’dan hayat buluyor. Aktör Steven Amell, Starling City’nin kurgusal ortamında suçu bastırmak için Yeşil Ok’un rolünü üstlenecek olan oynak milyarder Oliver Queen olarak başı çekiyor. Netflix bu saygın dizinin ilk dört sezonunu sunuyor.

Sense8 (2015–2018)

Andy ve Lana Wachowski’nin parlak zekasından çıkan Sense8,  Dünyanın 8 farklı yerinde yaşayan birbirine yabancı 8 kişinin aralarındaki gizemli bağlantıyı anlatan bir bilim kurgu draması. Bir çeşit uyanışa maruz kaldıktan sonra, bu yabancıların birbirleriyle iletişim kurma ve paylaşma kabiliyetlerinin farkına varır. Sense8 , Wachowskis ve J. Michael Straczynski’nin yoğun hikaye anlatımı için inanılmaz bir yeteneğini göstermeye devam ediyor.

En iyi Netflix Aksiyon ve gizem dizileri:

The Sinner (2017– ) 

Bir çok dedektif hikayesinden farklı olarak, Sinner, İlk bölümün başında, izleyicileri Cora Tannetti’nin (Jessica Biel) yaşadığı olay ile şoka uğratıyor. Cora ile kocası, bebeklerini alıp bir göl kıyısına giderler. Uzaktan bakıldığında, son derece normal bir aile gibi görünürken Cora, o akşam kocası ve çocuğuyla eve dönmeye niyeti yoktur, çünkü ölmeye karar vermiştir. Ancak bir anda her şey değişir. Cora Bender bir adam öldürür. Ama neden? Bill Pullman tarafından canlandırılan dedektif bu gizemi çözmeye çalışır fakat Cora’nın kendisinin bu şuça dair bir anısı yok. Dizi, onun kim olduğunu ve eylemlerini neyin teşvik ettiğini anlatmaya odaklanır.  2. sezonunun başladığını da belirteyim.

Castlevania (2017– )

Size bunun farklı ve iyi dizilerden oluşan bir liste olduğunu söylemiştim! yine farklı ve pek bilmediğiniz bir Netflix dizi tavsiyesi ile devam edelim; Video oyunu uyarlamaları, muhtemelen sanatta ciddi girişimlerden ziyade, nakit para çekmeye eğilimli olurlar. Netflix’in Castlevania’su , kusurlarına rağmen başarılı – çünkü kaynak malzeme için büyük bir tutku vardır. Gösteri, Dracula’nın ( Graham McTavish ) bir aşk kadını olan Lisa ( Emily Swallow ) ile olan aşk ilişkisi ile başlar. Bozuk bir piskoposun büyücülük suçlamasıyla onu öldürdüğünü söyleyen Dracula, kırsaldaki şeytani ordularını açığa çıkarır, insanları ayırmadan katleder. Katliamı durdurmak için görev ünlü bir vampir avcısının sarhoş oğlu Trevor Belmont’a ( Richard Armitage ) düşer. Castlevania vahşi dövüş sahneleri ve gore öğeleri  ile şiddetli bir gösteri, ama Warren Ellis’in senaryosunun etkisi de bol miktarda var. İlk sezon kısa – sadece dört bölümden oluşuyor ancak iyi bir başlangıç yapıyor.

Broadchurch (2013–2017)

11 yaşındaki bir çocuk öldürüldüğünde, sahil kasabası Broadchurch medyaya karşı saldırıya maruz kalıyor. Sadece sekiz bölümde, bu İngiliz dizisi sizi başından kaldırmayacak kıvrımlar ve dönüşlerle birlikte bir hafta sonunda eritmesi keyifli olur. Kasabanın Harbour Cliff plajında bulunan ceset, çocuğun plaja bakan bir tepeden aşağıya itilerek öldürüldüğü düşündürse de yapılan otopsi sonuçları olayın bu kadar basit olmadığını ortaya çıkarır. 35 kilometrekarelik yüz ölçümüyle çok küçük bir kasaba olan Broadchurch’de katili yakalamak pek kolay olmayacak.

Luke Cage (2016– )

Daredevil’ın soylulaştırmaya, Jessica Jones’un cinsiyetçilik ve aile içi şiddete değindiği gibi, Luke Cage de ırkçılığa değinecek. Amerika’nın bir dönem en büyük sorunlarından biri olan ırkçılık, dizide ciddi bir yer buluyor. Anlaşılacağı gibi bundaki en büyük etken de Luke Cage’in siyahî bir kahraman olması. Hapishanede geçirdiği günlerde üzerinde uygulanan deneyler sonucu her türlü darbeye ve sıcaklığa karşı dayanıklı bir deri, iyileşme yeteneği ile süper insan gücüne sahip olan Luke Cage,  Ralph Ellison ve James Baldwin’in edebi mirasının yanı sıra rap ve funk müziklerine de yoğun bir şekilde eğiliyor.

Jessica Jones (2015– )

Daredevil’in ilk sezonunun büyük başarısından sonra , Netflix, Marvel’ın Jessica Jones’u ile bir başka Marvel karakterine girmeye karar verdi. Breaking Bad  dizisinden hatırladığımız Krysten Ritter, kendisini suçlular için bir tehdit haline getiren, Kimyasal bir sızıntı sonucu insanüstü bir güce ve dirence, ek olarak da ses hızına yakın hızlarda uçma yeteneğine sahip olur.  Sadece çizgi roman hayranları için değil, Marvel’in Jessica Jones’u herkes için keyifli bir seçim.

Daredevil (2015– )

Daredevil eklemeden olmaz 🙂 Daredevil , Marvel Evrenini küçük ekrana büyük bir şekilde getiriyor. Marvel’in kör avukatının film uyarlaması, hiçbir zaman beklentilere yetişememişken, Drew Goddard’ın epizodik versiyonu neredeyse evrensel beğeni topladı. İkonik Daredevil’i canlandıran Charlie Cox, aynı zamanda Vincent D’Onofrio ve Rosario Dawson’ın da bulunduğu etkileyici bir oyuncu kadrosuna sahip. Beceriksiz, ustalıkla üretilmiş ve ağzı dolu bir aksiyona sahip olan Netflix’in Daredevil’i, kaçırmak istemeyeceğiniz bir dizi olmuş.

Sherlock (2010– )

İzlemeyen kaldı mı? Sir Arthur Conan Doyle’un ikonik romanlarının tüm uyarlamaları iyi değildir. Neyse ki, Sherlock  müthiş. Benedict Cumberbatch, Sherlock’un bu modern yeniden tasarlanmasında baş rol oynuyor. Sherlock karşımıza hiç alışkın olmadığımız bir şekilde çıkıyor. Modern teknolojiden yararlanmaktan çekinmeyen Sherlock Cep telefonu hatta internet sitesi var.  Doctor Who’nun baş yazarlarının kaleminden çıkan mini dizide, Sherlock’un sağ kolu Dr. Watson’ı Martin Freeman canlandırıyor. Sezonları malesef 3 bölümdne oluşan ve bağımlılık yapan modern Sherlock izlemeyenler için bir hazine gibi orada bekliyor.

One Punch Man: Wanpanman (2015– )

Süper kahramanlar biraz sıkıcı olabilir, değil mi? One Punch Man süper kahramanların klasik ı doğasını farklı bir sonuca götürür. Saitama ( Makoto Furukawa), herhangi bir düşmanı tek bir yumrukla yenebilen o kadar güçlü bir kahramandır ki, Durdurulamaz olmak, Saitama’yı derin bir can sıkıntısına götürür, ancak hayatta kalmak için daha güçlü ve daha güçlü rakipler aramalıdır. One-Punch Man süper kahramanlar ya da anime hayranları için komik bir parodi.

En iyi Netflix TV şovları ve belgeseller:

Dark Tourist ( 2018– )

İnsanlar tatil yapmayı düşündüklerinde, muhtemelen ünlü yerler, süslü restoranlar veya muhteşem plajları ziyaret etmeyi düşünürler, ancak bazı insanlar farklı bir keşif turuna çıkarılır. Sözde “karanlık turist” olarak adlandırılan bu adam, dünyanın en meşhur köşelerinden Eyfel Kulesi’ni atlayıp, Yeraltı Mezarları’na doğru ilerliyor ve David Farrier’ın seyahat serisi Dark Tourist’i bu ürkütücü yerlere girerken izliyoruz. Her bölümde, Farrier farklı bir ülkeyi ziyaret ederek ölüm, felaket, hatta savaşla ilgili seyahat rotaları arıyor. Örneğin, Japonya’da, Fukushima nükleer felaketinden sonra terkedilmiş bir hayalet kasabaya rehberlik turuna katılır, Başka bir bölümde, uyuşturucu patronu Pablo Escobar’ın evi olan Medellin’i ziyaret ediyor veya Meksika’dan Amerika’ya kaçış turuna katılıyor. Karanlık Turist , ana akımın dışında yerlerin ve kültürlerin eşsiz bir keşfi ve insanlığın ölüm ve yıkımla ilgili büyüsüne bir yolculuk.

Dirty Money Kirli Para (2018– ) 

Netflix’in belgesel dizisi Dirty Money , Alex Gibney ( Enron: Odadaki En Akıllı Adamlar ) ve Erin Lee Carr da dahil olmak üzere bir dizi belgeselciyi, dünyanın dört bir yanındaki büyük işletmelerin karanlık ilişkilerini incelemek için bir araya getiriyor. Her bölüm farklı bir konuyu (Volkswagen emisyon skandalı, maaş kredisi endüstrisi) garip bir şekilde (devasa akçaağaç şurubu soygunu) film yapımcısına kartel-esque tabiatını inceleme şansı veriyor. Kirli Para, hiç kimsenin bakmadığı yerlere bakan faydalı ve öğretici bir dizi.

Making a Murderer (2015– )

Belgesel, Steven Avery’nin trajik hikayesini anlatıyor. Korkunç bir cinsel saldırı için 18 yıl hapis cezasına çarptırıldıktan ve cinayet suçu teşebbüsünden sonra,  yeni kanıtların Avery’yi serbest bıraktığını ve özgür bir adam olmasını sağladı. Şimdi 41 yaşında ve adını temize çıkaran Avery, Manitowoc İlçesi’ni 36 milyon dolarlık zarar için suçluyor.

Ancak, dava açıldıktan kısa bir süre sonra, Avery’nin adı bir kez daha bir cinayet suçuna bağlandı, bu kez ortadan kayboldu ve fotoğrafçı Teresa Halbach’ın ölümünü üstlendi. Tesadüfen, Avery, 1980’lerin ortalarında onu yanlış bir şekilde parmaklıkların arkasına koyan ve yine masumiyetini koruyan aynı insanlarla karşı karşıya. İnanılmaz derecede sarsıcı, ancak zaman zaman düpedüz sinir bozucu olan Netflix’in Making a Murderer’ı  en etkileyici gerçek suç belgesellerinden biridir. Ayrıca aşağıda tavsiye ettiğim 4 Netflix dizi önerisi de aynı şekilde gerçekliği ile etkileyici dizilerden. Olur da izlerseniz arka arkaya izlemek gibi bir hata yapmayın.

Evil Genius – Kötülük Dehası (Mini dizi 2018)

Netflix, gerçek bir suç filmi belgeselini Evil Genius’la bir film senaryosu gibi görünen çok tuhaf bir davayı inceliyor. İlk bölümde ayrıntılı olarak, dava bir soygunla başlar. Brian Wells adında bir adam, boynunda kilitli, metal bir bombayla bir bankaya girer. Polis, kaçışını yaptıktan sonra Wells’i yakalar ve onlara kendisinin bir rehine olduğunu söyler; Bir grup insanın onu pusuya düşürdüğünü ve boynuna bu bombayı bağladığını, bankayı soymadan gelirse onu patlatacakalrını söylediklerini söyler – Bomba ekibi gelmeden önce cihaz patlar ve polisi ne olduğunu anlamaya çalışır. Davayı bilmiyorsanız, Evil Genius tuhaf karakterler ve ihanetler dolu tuhaf bir yolculuk, kesinlikle bu hikayeyi bilenler bile diziyi izlediğinde hikayenin ilginçliğini takdir edecektir.

The Staircase ( Mini dizi 2004– )

Sıradan ve kurgu hikayelerden sıkılanlar için iyi bir öneri. The Staircase, karısı Kathleen’i öldürmekle suçlanan suç romanı yazarı Michael Peterson’ın yargılanmasını inceliyor. Peterson, Kathleen’nin bir gece içtikten sonra merdivenlerden düştüğünü iddia etti; savcılık aksini düşündü. Davanın gerçekleri, yargılamanın başlamasını zorlaştırıyor ve dava, iddia makamının, Michael’ın biseksüelliği’nin ortaya çıkması üzerine daha da kötüleşiyor. 2005 yılında orijinal olarak yayınlanan ve 2012’de yeni bölümleri olan ve 2018’de tekrarlanan dizi – durumu farklı perspektiflerden inceliyor ve Peterson’ın suçluluk veya masumiyeti izleyenleri ikna etmeyecek olsa da ilginç ve izlemeye değer bir yapım.

The Keepers (Mini dizi 2017)

Netflix’in gerçek suç dizisi, 1969 kışında bir çöplüğün yakınında bulunan Rahibe ve Baltimore okul öğretmeni olan Cathy Cesnik’in öldürülmesiyle ilgili tutkulu bir soruşturma olan The Keepers’la devam ediyor. Rahibe’nin yaklaşık iki ay sonra cesedi bulunur. Ve bu vaka, çözülememiş bir cinayet olarak günümüze kadar taşınır. Yıllarsonra ortaya çıkan bir itirafçının anlattıkları ve Gerçeği ortaya çıkarmaya kararlı olan onlarca arkadaş, akraba, gazeteci, resmi yetkili ve Baltimore sakiniyle yapılan görüşmelerden yararlanarak parçaları birleştiren White, sevilen bir Katolik okulu öğretmeninin ölümünden daha büyük bir vaka ile karşılaşır. Din adamlarının uyguladığı istismar, bastırılmış anılar ve “en iyi ihtimalle 45 yıl boyunca çuvallamış”, “en kötü ihtimalle ise bu olayın üzerini örtmüş” olan hükûmet kurumlarını ve dinî kurumları kapsayan bir vaka… mutlaka izleyin derim.

Wild Wild Country (Mini dizi 2018– )

Belgesel serisi Wild Wild Country, Amerikan tarihinde büyüleyici ama karanlık bir dönemi anlatıyor: Rajneeshpuram’ın yükselişi ve düşüşü, 1980’lerde Central Oregon’da ortaya çıkan ve Bhagwan Shree Rajneesh adlı bir gurunun öğretileri etrafında inşa edilen dini bir topluluk. Grubun kültür eğilimleri yerel halkın üzerine çıktıkça ve gerilimler yükseldikçe, Rajneeshees daha da militanlaştı, Antelope, Oregon’da oy kullanma sürecini manipüle etti ve hatta bir biyolojik saldırı bile düzenledi. VWild Wild Country, Çatışmalardan yararlanan kişilerle yapılan röportajların yanı sıra arşiv görüntüleri ile kapsamlı bir dizi. Rajneesh’in teğmen’i Ma Anand Sheela, özellikle büyüleyici bir karakter. Ustalıkla hazırlanmış ve son derece bilgilendirici olan Wild Wild Country, netflix’te izlediğim ve gözüm kapalı önereceğim en etkileyici belgesel dizilerden.

Ugly Delicious (2018– )

Şef David Chang, mutfak otoritesini canlandırma üzerine bir kariyer yaptı ve Netflix dizisi Ugly Delicious , “otantik” konseptiyle Dünyanın dört bir yanındaki şeflerin pizza gibi basit bir yemeği bile yeniden keşfettikleri bölüm ile başlıyor. Çirkin lezzetli farklı yemek tarzlarının etnik kökenlere nasıl bağlı olduğunu gösteriyor. Bu eğlenceli ve bilgilendirici (aynı zamanda ağız sulandırıcı) belgeseli bir oturuşta bitirdim kesinlikle izleyin derim.

Rotten ( 2018)

Küreselleşen bir dünyada, gıda endüstrisi o kadar büyüdü ki, ağları o kadar uzun ve karışıktı ki, çoğu Amerikalı muhtemelen yiyeceklerinin nereden geldiğini bilmiyor. Rotten belgesel dizisinin gösterdiği gibi, bu tehlikeli, çünkü belirsizliğin olduğu yerde, sahtekarlık var. Dizi, endüstrilerdeki insanlarla yapılan kapsamlı röportajlardan yararlanıyor ve bu ezoterik dünyalara birinci elden bakış açıları sunuyor. Ballı maddeleri diğer maddelerle karıştıran şirketlerden, sarımsak üretmek için zorla hapishane işçilerinin emeğini kullandığı iddia edilen şirketlere, Rotten en tuhaf yerlerde bu çirkin detayları gözler önüne seriyor.

Chef’s Table (2015– )

Jiro Dreams of Sushi’nin yönetmeni olan David Gelb, her bölümün farklı bir şefin izlediği bir belgesel serisi olan Chef’s Table ile yemek dünyasına geri döndü. Katılan şefler Massimo Bottura ve Grant Achatz gibi yeni dalga şefleri gibi geleneksel mutfak ikonlarını içeriyor ve onların yemekleri kadar özel yaşantılarına da göz atıyor. Tabii ki, güzel yemekler görmek isteyenler hayal kırıklığına uğramayacaklar. Gelb’in yüce bir gözü var, kamerası bu müthiş yemekleri tüm detaylarıyla gösteriyor. Yemek yemeyi, yapmayı seviyorsanız mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.

Cosmos: A Spacetime Odyssey (2014– ) 

Carl Sagan’ın on üç bölümlük televizyon dizisi Cosmos: Bir Kişisel Yolculuk, 30 yıldan fazla yaşına rağmen televizyonun bilim ile ilgili yapımları arasında bir anıt olmaya devam ediyor. Neyse ki, Neil deGrasse Tyson tarafından sunulan 2014 versiyonu ile yeniden başlaması, ve 25 dakikalık bölümlerle zaman ve mekanla ilgili en son açıklamaları detaylandırarak anlatışı büyüleyici. Dizi, evrimin ilk adımlarından ve paleocoğrafyanın elektromanyetizma etkisine ve küresel ısınmanın telafisi mümkün olmayan sonuçlarına değiniyor.

Planet Earth (Mini dizi 2006)

Netflix, gelmeiş geçmiş en iyi belgesel dizisi olarak kabul edilen Planet Earth’ün bölümlerini yayınlamak için BBC ile ortaklık kurdu. Planet Earthı, 11 bölüm boyunca dünyayı daha önce hiç deneyimlemediğimiz gibi görmemizi sağlayarak bizi dünyanın her köşesine götürüyor. Açık okyanusun derinliklerinden Uganda ormanlarına kadar, bu dokümanlar dünyanın en büyüleyici bölgelerine ışık tutuyor. Life Sunucusu David Attenborough Planet Earth’ün dünya çapında gezisini mükemmel bir şekilde anlatıyor.

Bill Nye: Science Guy (2017)

Bill Nye’nin sansasyonel eğitim programı Bill Nye the Science Guy , Eylül 1993’te piyasaya çıktığında hızla ev halkı ve sınıfta bir zemine dönüştü. Nye, yaklaşık beş yıllık 100 bölümlük çalışma süresince, gençleri eğitmeyi amaçlayan çok çeşitli doğa bilimleri konularını öğretti. Dünya’nın çekirdeğinden beynin işleyişine kadar her şey. 23 Emmy‘e aday gösterilen Guy Bill Nye 19’unu kazandı. 20 yıl önce yayınlandığı gibi bugün de bugünkü kadar başarılı.

Explained (2018– ) 

En son tam bir çerezlik dizi tavsiye ediyorum. Haber sitesi Vox, bir süredir kısa, bilgilendirici “açıklayıcı” videolar yayınlıyor. Explained, Netflix’te Vox’un dizisini bizlere sunuyor. Bölümler – genellikle 15 ile 20 dakika arasında – monogaminin evrimi, Birleşik Devletler’deki ırksal servet boşluğu, hatta K-pop’un yükselişi de dahil olmak üzere bir dizi konuyu eğlenceli bir şekilde anlatıyor. Explained, uzmanlar, akıllı Infografikler, bilgi aktarmak için kullanılan diğer araçlar ve yapılan görüşmelerden yararlanarak en akademik konuların bile çok kolay anlaşılır olmasını sağlıyor.