Gazetecilik Hakkında En İyi 15 Film

Kurgusal ya da gerçek olaylara dayanan, Gazete, Radyoculuk veya Televizyonda gazetecilik hakkında en iyi filmleri listeledik. Listede 1941 yapımı Citizen Kane filminden günümüzün en başarılı gazetecilik temalı sinema filmlerinin bulunduğu 15’in üzerinde film var. Eklemek istediğiniz filmleri yorumlarda belirtmekten çekinmeyin. İyi seyirler.

#1 Frost/Nixon (2008) – IMDb puanı 7,7

Beyaz Saray’dan uzaklaşmak zorunda kaldıktan sonra Richard Nixon tam üç yıl süren derin bir sessizliğe gömülmüştür. Nixon 1977 yaz aylarına gelindiğinde bir televizyoncuyla karşılıklı oturup “teke tek” formatında yapılacak ve canlı yayınlanacak çok özel bir televizyon söyleşisi yapmayı kabul eder. Kendi ofisinde yapılacak bu söyleşide başkanlığına son veren Watergate gizli dinleme skandalıyla ilgili gelen tüm sorulara istisnasız cevap verecektir. Deneyimli Kurt politikacı Nixon, bu söyleşi için o dönemde henüz çaylak kabul edilen İngiliz sunucu David Frost’u seçerek herkesi şaşırtır. Amacı başa çıkabileceğini umduğu deneyimsiz ve çaylak gazeteciyi alt ederek Amerikalıların kalbinde kendisini temize çıkartmayı garantilemektir. Ron Howard yönetmenliğindeki biyografi filminin 5 Oscar adaylığı bulunuyor.

#2 Good Night, and Good Luck. – İyi Geceler İyi Şanslar (2005) – IMDb puanı 7,5

George Clooney'nin yazıp, yönetmenliğini yapıp birde oyuncu olarak yer aldığı film 6 Oscar adaylığı ile de çok konuşuldu. 'İyi Geceler İyi Şanslar', 1950'lerin Amerikasında radyo-televizyon gazeteciliğinin ilk günlerinde geçen bir hikâyeyi konu alıyor. Televizyon haberciliğinin öncülerinden Edward R. Murrow , Senatör Joseph McCarthy ve Amerikan Karşıtı Eylemler Senato Komitesi arasındaki sürtüşmeleri, kronolojik bir perspektif içerisinde ele alıyor.

#3 The Girl with the Dragon Tattoo – Ejderha Dövmeli Kiz (2011) – IMDb puanı 7,8

Stieg Larsson'un 20 milyondan fazla satan seri romanından Hollywood için tekrar uyarlanan Ejderha Dövmeli Kız, Hapse girmek üzere olan gazeteci Mikael Blomkvist ile ona yardım eden gizemli, asosyal, uyumsuz, dövmeli hacker kız Lisbeth Salander, kırk yıl önce ortadan kaybolan Harriet Vanger’in izini sürerken bir dizi cinayeti açığa çıkarır; üstelik katil aileden biridir. Ancak Vanger hanedanının gazabına uğrayınca avcıyken av konumuna düşerler.

#4 The Insider – Köstebek (1999) – IMDb puanı 7,9

Sıradan bir adamın ve büyük bir döngünün parçası olan kanunsuzların hayatlarının kavgasını verdikleri güçlü ve sürükleyici Köstebek, sizi koltukarınıza çivileyecek. Akademi Ödüllü iki yıldız oyuncu Al Pacino ve Russell Crowe halkın sağlığını tehlikeye atan bir sorunla, sırt sırta vererek duygu yüklü bir mücadele sürdürüyorlar. Ve de şirket devlerinin kendilerini kurtarmak için nasıl yöntemlere başvurduklarını öğrenmeleri fazla uzun sürmüyor. Yönetmenliğini üstlendiği film En İyi Film Dahil 7 Dalda Oscara Aday oldu.

#5 Almost Famous – Şöhrete Bir Adım (2000) – IMDb puanı 7,9

Filmin yazar ve yönetmeni Cameron Crowe'a En iyi senaryo ödülünü kazandıran film,  Rolling Stone dergisinde kurgusal bir grup olan "Stillwater" hakkında yazı yazma şansı verilen 16 yaşlarındaki bir gencin hikâyesini anlatıyor. 

#6 Broadcast News – Haberler (1987) – IMDb puanı 7,2

Film, Televizyon haber kanalında çalışan üç farklı karakterin hikayesini anlatıyor. Zeki, başarılı ama televizyon yüzü olmayan muhabir Albert Brooks'la (Aaron Altman), zeki olmasa da yakışıklı olduğu için ekranda hızla yükselen William Hurt (Tom Grunick) ve aralarında kalan kadın olan Jane Craig (Holly Hunter) arasında geçen bu eğlenceli hikaye en iyi film ve en iyi kadın, erkek oyuncu olmak üzere 7 dalda Oscar'a aday olmuştu.

#7 Groundhog Day – Bugün Aslında Dündü (1993) – IMDb puanı 8,0

Broadcast News kadar eğlenceli bir başka haber kanalı ve muhabirleri merkezine alan sinema filmi Groundhog Day. Bir hava durumu spikeri olan Phil Connors, yapımcısı ve sevimli kameramanı ile birlikte Pennsylvania'daki Punxsutawney kasabasına geleneksel Groundhog Day şenliklerini görüntülemek için gönderilir. O gün, belki de Phil'in hayatının en kötü günüdür, ama bundan beteri de vardır: Phil'in karabasanı, her gün tekrarlanır. Artık her gün, onun için Groundhog Day yeniden yaşanmaktadır. Phil, o gün olacak her şeyi bildiği için bunun avantajlarını kullanmayı zamanla öğrenir. Ama, hayatının kadının kalbini kazanması için daha yapması gereken çok şey vardır.

#8 Spotlight (2015) – IMDb puanı 8,1

2016 yılı Oscarlarında en iyi film ve en iyi senaryo Oscar'ını kazanan ve Gerçek bir hikayeden uyarlanan Spotlight, taciz olayıyla gündeme gelen bir kilisenin kendini aklamaya çalışmasını ve bu tacizi aydınlatmaya çalışan Boston Globe gazetesi yazarlarını konu alıyor. Gazetenin yazarlarından oluşan “Spotlight” takımı, Katolik Kilisesi’ndeki taciz iddilarıyla ilgili eski defterleri deşer. Bir senelik araştırmaları sonucunda, Boston’ın üst düzey dini, yasal ve idari birliğine ait on yıllarca gizlenen gerçeklere parmak basılır.

#9 Zodiac (2007) – IMDb puanı 7,7

Robert Graysmith'in kitabından uyarlanan film, 1960'lı yılların sonundan itibaren Amerika Birleşik Devletleri'nin batı sahillerinde seri cinayetler işleyen ve kendine Zodiac takma adını koyan bir seri katili yakalama öyküsüne dayanan bir gerilim filmi. Bu katili yakalamak dört adam için bir saplantı hâlini alır; bu öyle bir saplantıdır ki onları eski hâllerinin birer hayaletine dönüştürür, yaşamları katilin bıraktığı sonu gelmeyen ipuçlarıyla bir kurulup bir yıkılır.

#10 Nightcrawler – Gece Vurgunu (2014) – IMDb puanı 7,9

Lou Bloom (Jake Gyllenhaal) gazetecilik ve televizyonculuk kariyeri peşinde, genç ve hırslı bir adamdır. Hayatta "amaca giden her yol mübahtır" düsturunu benimseyen bu hırslı adam, geceleri şehirde yaşanan suç olaylarını tüm açıklığı ile kamerasına kaydetmeye başlar. Şehrin önde gelen televizyon kanallarından birinde gece muhabiri olarak işe girmesi de uzun sürmez. Fakat ne var ki, kariyerinde benimsediği yolun bir faturası ağır olacaktır...

#11 His Girl Friday – Cuma Kızı (1940) – IMDb puanı 8,0

Chicago’da büyük bir gazetenin editörü olan Walter Burns ve onunla çalışan gazeteci Hildy Johnson boşanmıştır. Hildy, nişanlısı olan sigortacı Bruce Baldwin’le evlenip sakin bir aile hayatı sürmek için işten ayrılacağını Walter’a iletir. Fakat Walter’ın yazarını kaybetme gibi bir isteği yoktur. Bu yüzden Bruce’u takibe alıp, onun başını belaya sokma çalışmalarında bulunurken Hildy’i gazeteye döndürmeye ikna etmekle uğraşır. 

#12 All the President’s Men – Başkanın Bütün Adamları (1976) – IMDb puanı 8,0

8 Oscar adaylığından 4 tanesini kucaklayan bu başarılı film, Washington Post gazetesi muhabiri iki gözüpek gazetecinin, Carl Bernstein ve Bob Woodward'ın, bir dedektif gibi yaptıkları takip sonucu Richard M. Nixon'un başkanlığını düşüren Watergate skandalıyla ilgili 1976'lı bir Amerikan siyasi gerilim filmi.

#13 Network – Şebeke (1976) – IMDb puanı 8,1

Sidney Lumet'in bu başyapıtı benim için kesinlikle bu listedeki en iyi film. Ayrıca, 1977 Oscar ödüllerinde 11 adaylıktan 4'ünü kazanarak bunu da kanıtlamış bir film. Yıllardır aynı televizyon kanalında akşam haberlerini sunan ve artık ratingleri günden güne düşen 'anchorman' Howard Beale, işten atıldığını öğrenince canlı yayında bir sinir krizi geçirir ve intihar edeceğini söyler. Ertesi gün de hayatın boktanlığı konusunda bir konuşma yapar. Beale'in bu açıklaması ratingleri tavana çıkarır. Kanal bundan çok memnun kalır ve Beale işine devam eder.  Film özellikle oyunculuk, diyaloglar ve medya eleştirisi gerçekten görülmeye değer.

#14 Ace in the Hole – Diri Gömülenler (1951) – IMDb puanı 8,2

Chuck Tatum, New York City'den New Mexico'ya gelmek zorunda kalmış; bencil, şansı ters gitmiş, son derece inatçı bir muhabir gazetecidir. Önceden çalıştığı iş yerlerinden yalan haber, aşırı alkol tüketimi gibi sebeplerden dolayı atılmıştır. Bir yıldır son derece önemsiz Albuquerque Sun-Bulletin gazetesinde yazmasına rağmen durumundan memnun değildir.

#15 Citizen Kane – Yurttaş Kane (1941) – IMDb puanı 8,3

Yurttaş Kane, yönetmen Orson Welles’in ilk uzun metrajlı filmidir ve pek çok eleştirmen tarafından sinema tarihinin en iyi eseri olarak görülmektedir. 1941 yılında gösterime giren film, sinema anlayışına, özellikle montaj, deep focus tekniği ve makyaj bakımdan, birçok yenilikçi katkılarda bulunmuştur.

Yurttaş Kane, ölen bir iş adamının ölmeden önce söylediği bir sözün sırrını açığa çıkarmaya çalışan bir muhabirin hikayesini konu ediyor. Tanınmış iş adamı Charles Foster Kane gösterişli bir hayatın barındırdığı her şeye sahiptir; bolca para, şöhret, prestij ve kadınlar... Fakat ani ölümünün ardından, ölmeden önce söylediği son söz olan “Rosebud” bir giz perdesini doğurur. Yakın çevresindeki kimsenin anlamanı bilmediği bu sözcük Kane’in ölümüne ve yaşamına dair bazı sırların varlığını işaret eder. Bu kelimenin anlamını açığa çıkarmaya çalışan gazeteci Jerry Thompson Foster’ın arkadaşları, ailesi ve iş arkadaşlarıyla röportajlar yapmaya başlar. Bu kişiler Kane hakkında hikayeler anlattıkça gazeteci puzzle’ın parçalarını birleştirmeye başlar.

Ne düşünüyorsun?

Yazan Tokyo