Hayaletler, Canavarlar, Ejderha, Zombiler ve Diğer Ürkütücü Şeyler Nasıl Ortaya Çıktı?

Bazı efsane yaratıklar kısmen ürkütücü olmasa da, diğer doğaüstü yaratıklar veya canavarlar bu kadar hoş karşılanmayabilir! Peki çocukluğumuzdan bu yana gece boyunca gözümüze uyku sokmayan veya kafamızdan bir türlü atamadığımız 20 korkunç şeyin kökenini hiç merak ettiniz mi? Cevaplardan bazıları yazımızda.

#1 Kimisini korkutan kimisinin hayran olduğu bu korkutucu efsaneler bakalım nasıl ortaya çıkmış?

#2 Zombiler

Günümüzde The Walking Dead dizisi sayesinde pek gündemden düşmeyen bu insan eti yiyen varlıkların hikayesi, Haiti kökenlidir ve bokor adı verilen Voodoo rahipleri tarafından canlandırılırlar. Canlandıktan sonra ise bokorların kontrolü altında kalacak ve onların kötü işlerini yapacaklardır. 

İlk hikayede geçen versiyon ise 1929 tarihli The Magic Island adlı kitapta William Seabrook tarafından yazılmış ve üç yıl sonra White Zombie filminde yaygın olarak kullanılmaya başlanmış, ancak modern zombiler günümüzde büyücülükten çok veba ve virüslerle daha çok ilişkilendirilmiştir.

#3 Uğursuz 13 rakamı

13 Kasım Cuma günler, bir teoriye göre 12 havarinin ve İsa'nın katıldığı Son Akşam Yemeği'ne ve çarmıha gerilmenin geleneksel olarak bir cuma günü gerçekleşmesinden kaynaklanıyor. Bununla birlikte, Cuma günleri ve 13 numaralı birleşik korku, 20. yüzyılın başına kadar, Thomas Lawson'ın onüçüncü Cuma günü adlı bir kitap yayınlamasıyla doruğa çıkmış oldu.

#4 Koca Ayak

Bigfoot, çoğunlukla Kuzey Amerika'nın geri kalanında görülmesine rağmen, Kuzeybatı Pasifik'teki dağlarda ve ormanlarda baskın olarak yaşayan büyük, tüylü, maymun benzeri bir yaratıktır. Birçok Bigfoot manzarasının aldatmaca olduğu söylenirken, Bigfoot'un Abominable Snowman: İnsanlar gibi diğer benzer canlılarla bir kökeni paylaştığına inanılır. Benzer yaratıklar, Britanya Kolonisi'nin İlk Milletler mitlerinde bulunurken, bazıları bunun çocukları korkutmaya yönelik bir figür olduğunu söylüyor.

#5 Mumyanın laneti

Mumyalama, Eski Mısır'da çöl sıcağının ölü vücutları çürütmesini önlemek için bulunan bir yöntemdi. 19. yüzyıl boyunca Mısır'a dair Avrupa'da popülerlik kazanan her şey gibi, mumya ve mumyanın sözde laneti, Bram Stoker, Sir Arthur Conan Doyle ve hatta Louisa May Alcott gibi yazarların hikayelerinde ortaya çıkan bir korku hikayesi haline geldi.

#6 Sihirli değnekler

Eski Mısırlı pratisyenler, tanrı figürleriyle süslenmiş metal veya fildişi asalarını kullandılar. 8'inci yüzyılda yazılan Homer'ın Odyssey'sinde , büyücü Circe, sihirli bir değnek kullanılarak erkekleri domuzlara dönüştürüyordu.

#7 Troller

Troller İskandinav mitolojisine göre genellikle mağaralarda veya diğer kayalık yerlerde yaşarlar, dev veya oldukça küçük olabilirler. Björn Kurtén gibi paleo-antropologlar, trol öykülerinin, kro-magnon atalarının binlerce yıl önce Neandertallerle tanıştığı zamandan gelen masallar olduğunu ileri sürer.

#8 Ejderhalar

Dünyadaki farklı efsanelerinin kökeni genellikle basit bir canlıdan gelmektedir. Bu teoriye göre dinozor fosilleri, ejderha kalıntıları olarak değerlendirildi ve birçok hikaye bu canavarların üzerine yazıldı. Öte yandan antropolog David E. Jones'un başka bir teorisi var. Ejderhalar İçgüdüsü adlı kitabında Jones, büyük yırtıcıların korkusunun insan aklının doğasında olduğunu savunuyor.

#9 Loch Ness Canavarı

Ünlü deniz canavarı Nessie'nin İskoçya'daki Loch Ness'de yaşadığı söyleniyor. İlk kez görülüşü 6. yüzyılda İrlandalı bir keşişin bir “su canavarı” ile karşılaşması olarak kayıtlara geçmiş olsa da, 1934 yılında Loch Ness'te çekilen bu fotoğrafı ile tüm dünya onu tanıdı. Bir gölde çekildiği iddia edilen fotoğraf tüm dünyanın ilgisini çekti ancak canavar asla bulunamadı.

#10 Vampirler

Vampir benzeri yaratıklar, birçok kültürün mitolojilerinde bulunsa da, bugün onların bildiğimiz ikonik özelliklerini şekillendirmeye başlayan şey edebiyattı. Doğu Avrupa'nın vampirleri, soluk ve ince değil, oldukça iri ve canlı görünümlüydü. Vampirler, John Polidori’nin Vampir (1819) ve Bram Stoker’ın Drakula'sının (1897) yayınlanmasıyla günümüze hızlı bir giriş yaptılar. 

#11 Büyücülerin Kullandığı Kristal Küre

Kristal kürenin kehanet amaçlı kullanılanına 'orbuculum' denir. Bir falcının ya da kahinin kullandığı kristal küreler, Romalı yazar, doğa bilimci ve filozof, Pliny the Elder, tarafından 1. yy'da eserlerinin birinde tasvir edilmiştir.  

#12 Kurt Adam

Bir insanın kurta dönüşme öyküsü tarihte ilk kez Gılgamış Destanı'nda geçer. Destanda bir kadın, eski bir aşığını kurta döndürür. Bir diğer efsane ise antik Yunan'daki Lycaon hikayesidir ve burada da Zeus, sinirlenerek bir kriz geçirir ve kurta dönüşür.

#13 Deniz canavarı Kraken

Nordik halk efsanelerine göre Kraken, bir gemiyi ve tüm ekibini yutabilecek kadar dev bir deniz canavarıydı. Efsanenin kökenleri, denizcilerin 60 metreye varan boyuyla dev bir mürekkep balığı ile karşılaşmalarına dayanıyor olabilir. günümüzde bile ciddi büyüklükte kalamarların bulunduğu düşünülünce olası gibi görünüyor.

#14 Denizkızları

Yarı insan ve yarı balık, deniz kızları, hem çok güzel hem de korkutucu canavarlar olarak birçok mitolojide var. Böyle bir melezin en eski örneklerinden biri, Babil mitolojisinin yer alan, yarı erkek, yarı balık olarak tasvir edilen tanrı Ea ile ilgili bilgelerdir.

#15 Uçan süpürgeler

Uçan Süpürgeler, cadıların “uçan merhemleri”, çavdar üzerine yetişen mantardan yapılan bir iksirden dolayı uçma ile ilişkilendirildi.  Bu merhem beyin üzerindeki yan etkileri yüzünden uçma hissi yaratıyordu.

#16 Cadılar bayramında hazırlanan balkabakları

Bu kabaklar, 'Jack-o’-lantern' yani Jack feneri irlanda mitolojisine ait. Stingy Jack, öldükten sonra Şeytan'ı kandırır fakat ne cennette ne de cehenneme giremediği için dünyada kalmak zorundadır. Jack geceleri karanlıkta dolaşırken işte bu feneri kullanır.

#17 Kodama

Kodama Japon ağacı ruhlarıdır. Efsaneye göre, 100 yaşın üzerindeki ağaçlarda yaşarlar; Bazı hikayelerde, belirli ağaçlarda bulunurlar, ancak diğerlerinde, orman boyunca hareket edebilirler. Bu efsane Stüdyo Ghibli filmi Prenses Mononoke' sayesinde batı ile de tanıştı. Kojiki ya da en eski Japon kitabı olan “Antik Maddelerin Kayıtları” benzer bir şeyden bahsederler.

#18 Banshee

İrlanda mitolojisinden gelen kadın ruhları, banshees, çığlık atmak ya da ağlamak suretiyle ölümü önceden haber verir. Bunlar genç bakireler veya eski kocakarı olarak görünebilir ve genellikle dağınık saçları ve yeşil veya kırmızı kıyafetleri vardır. Adları, ben side Eski İrlandaca, kelimenin tam anlamıyla "kadın peri" ya da "kadın elf'' anlamına gelir.

#19

Tam anlamıyla "keçi-emici" anlamına gelen chupacabra, 8 koyunun ölü  ve tamamen kanları emilmiş olarak bulunduğu zaman, Porto Riko'da 90'lara kadar uzanır. O zamandan beri, hayvanlara verilen zararın günah keçisi olmuştur. Teoriler, chupacabras değil, uyuz olmuş köpeklerin ve çakalların gerçek suçları işlediğini iddia ediyorlar.

#20 Boo

Bir korkutma kelimesi olan ''Boo'' Oxford İngilizce Sözlüğü tarafından belgelenen en eski örneklerden biri,  8. yüzyıl İskoç yazarı olan Gilbert Crokatt ve John Monroe'nun “ağlayan çocukları korkutmak için İskoçya'nın kuzeyinde kullanıldığını” söyleyen yazılarda bulunuyor.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor…

0

Yorumlar